23 Mayıs 2009 Cumartesi

BİBLOLAR



Odamda hani iki biblo var ya kaç senedir, işte onun sahibini buldum.

O biblolar biri kız biri erkek güya cem'e verecektim tekini. evlenince aynı evde biblolarımız da birlikte olacaktı. ama veremedim biblonun tekini. kaç sene olmuş saydım. 5 koca sene.

cem'i özledim mi bilmiyorum. hayır özlemedim. çok eski biri oldu artık. ona bir rumuz vermeyecek kadar eski bir tanıdık. oysa biz onla ne güzel bir aşk yaşamıştık. dudak dudağa el ele. ama bitti. tek taşımla ben kaldım gene yalnız. ben terk ettim tamam ama o da çok savaşmadı. gelmedi şehrime barış benimle diye baş edemedik biz mesafeyle. olmadı beceremedik.

şimdi bunları neden yazıyorum. çünkü az evvel eski sevgilim jimbo ile İstanbul fotolarımıza baktım el eleyiz biz göz göze. M'nin gölgesi var yatağımda ama yine de jimbo'yu sevmişim. fotolara bakınca anladım. hatta mesaj attım. teşekkür ederim. güzel günlerdi diye. susar o dönmez. kötü yaptım terk ettim.

hiç ona bu bibloları vermeyi düşünmedim. şimdi düşünüyorum birine vermeyi. evet birine vericem o bibloları sevgili çıtıra. sonu olmayan bir hikayede bir hatıra kalsın onda benden. sadece ter ve arzudan ibaret olmasın anılarımız. benden bir şey kalsın.

benim için dün bugün ve yarın değerlisin derken ona hiç doğmayacak oğlumun babası gibi geliyor ara ara bana. olmayacak. içim acımıyor. neden acısın ki içim artık alıştım.

cümleleri toparlayamıyorum. kaldı böle yarım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder